Kendini sinemayı yalnızca bir sanat biçimi değil; bir mücadele alanı, bir hafıza mekânı ve bir özgürleşme pratiği olarak tanımlayan Devrimci Sinema Kolektifi, yeni bir çağrı metni yayımladı. Kolektif, kapitalist kültür endüstrisinin tek tipleştirdiği anlatılara, sansürle boğduğu yaratıcılığa ve metalaştırdığı hikâyelere karşı, kamerayı halkın yüzüne çevirdiklerini vurguluyor.

Kolektifin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bizler, sinemayı yalnızca bir sanat biçimi değil; bir mücadele alanı, bir hafıza mekânı ve bir özgürleşme pratiği olarak gören devrimci sinema kolektifiyiz.
Kapitalist kültür endüstrisinin tek tipleştirdiği anlatılara, sansürle boğduğu yaratıcılığa ve metalaştırdığı hikâyelere karşı; biz, kamerayı halkın yüzüne çeviriyoruz. Çünkü gerçek hikâyeler sokakta, direnişte, işçi servisinde, kampüste, evde ve meydanda yaşanıyor. Ve bu hikâyeleri anlatmak, örgütlü bir sanat pratiğiyle mümkün.
Bu kolektif, yalnızca film üretmez; dayanışma kurar, tartışma açar, örgütlenir.
Bu kolektif, yalnızca izlenmez; katılır, dönüştürür, birlikte büyür.
🎥 Kamerayı eline almak isteyen herkese çağrımızdır:
Sinemayı özgürleştirmek için, anlatıyı halkın eline vermek için, kolektif üretimi büyütmek için bizimle olun.
Çünkü devrim yalnızca sokakta değil, perdede de mümkündür.
Ve biz, o perdeyi birlikte kurmak için buradayız.”

Kolektif, sinemayı toplumsal mücadelelerin bir parçası olarak gören herkese birlikte üretim çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, kolektife katılmak isteyenlerin sosyal medya hesapları üzerinden iletişime geçebilecekleri belirtildi.

Sosyal medya hesabı: @devrimciavantur

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir