Klasik anlatı yapısı içerisinde genelde ana karakterler, insanlardan oluşurken ve bizlere karakterlerin yolculuğu izletilirken. “The Red Violin – Kırmızı Keman” adıyla çekilen, 98 yapımı uzun metraj olan bu yapımda ana karakter bir keman. Bizler kemanın doğumundan itibaren tüm yolculuğunu, bugüne kadar alışılagelmişin dışında yan karakter olan, insanlar üzerinden izliyoruz.

Bir de 56 yapımı, “Le Ballon rouge – Kırmızı Balon” adıyla çekilen kısa metraj yapımı bir film var. Filmde balon ve çocuk, iki ana karakter. Burada da bir nesnenin ana karakter olarak yer aldığını izliyoruz.

Bu iki film örneğinde de görüyoruz ki salt ana karakterin, insan olmadığı yapımlarda sinema içerisinde mevcut. Bu örneklerden yola çıkarak sinema anlatım dili içerisinde; göstergebilimi yoğun bir şekilde kullanan, nesneyi kurduğu çatının temeli olarak ele alan ve nesnenin dokusunu, dna’sını ve arketipini yansıtan. Moda filmi türü de ana karakteri bir nesne üzerinden kuruyor.

Bir moda filminin hikayesi oluşturulurken; Jung’un 1921 Kişilik Kuramı üzerinden beslenilerek İmaj yaratımı (Mavi, Kırmızı, Yeşil ve Sarı) renk karakterler.

Mavi: içe dönük, düşünsel, duyusal.

Kırmızı: dışadönük, düşünsel, duyusal.

Yeşil: içedönük ,duygusal, sezgisel.

Sarı: dışadönük, duygusal, sezgisel gibi yapı üzerinden elbisenin; hattı, detayı, kesimi, deseni, renkleri bizlere bir anlatıcı konumunda hikaye anlatmaya başlar.

2 arketip üzerinden (Yaratıcı, Anne, Hükümdar, Animatör, İçimizden biri, Aşık, Kahraman, Asi, Sihirbaz, Masum, Kaşif, Bilge) de beslenilerek, elbise artık bir anlatıcı konumuna geçmiş. Nesne olarak dünyayı sinema formunda anlatmaya başlamıştır.

Roman Polanski’nin, Prada markası için çektiği ve Helena Bonham Carter ile Ben Kingsley’in oynadığı “A Therapy” adlı popüler moda filmi buna iyi bir örnektir.

Baştan aşağı markanın elbisesini giyen Helena Bonham Carter, Ben Kingsley’in terapi ofisine girer.

Ben Kingsley’in kürk ceketlere olan takıntısından bihaber şekilde, divana uzanır ve sorunlarından bahsetmeye başlar ve sonrasında Ben Kingsley’in kürk ile yaşadığı tutku dolu aşkı izleriz. Kürk’ün rengi aristokrasinin rengi olan mordur. Ben Kingsley; kürkün dokusuna, kesimine, elleriyle üzerine dokunarak hissine, üzerine giyerek kalıbına ve kendisiyle bütünlüğüne bakar ve film biter.

Film içinde kadın ve erkek bir karakter iken arzu nesnesi haline gelip yönetmenin genel plandan detay plana çekim ölçeği ile gösterdiği bitirişi ile nesnenin ana karakter oluşunu, hatta oyuncuların mizanseni ve kurulan öyküsü ile açılış sahnesinde yardımcı oyuncu konumunda bile değilken, nesne ana karakter haline gelerek film biter.

2022 yılında 32 film festivaline seçilen ve 14 ödülle dönen, Kitsch markasının kimonoları için çekilen “Synthesis” adlı moda filmimde aynıydı.

Birden fazla kutsal mekanda ve ney atölyesi ile dövme stüdyosunda sahneleri çekilen bu filmde de kimonoları takip ediyor.

Birçok oyuncu ve dansçı film içerisinde yer alsa da ana karakter hep kimonolardı ve batı ile doğu kültürlerini çok iyi bir şekilde sentezleyerek, kimonolar anlatım çatısını oluşturmuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir