Kimi fikirler vardır, yalnızca bir döneme ait değildir; bir milletin karakterini, duruşunu ve yarınlara bakışını şekillendirir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu düşünce sistemi de tam olarak böyle bir mirastır. Aradan geçen onca yıla rağmen, onun akıl ve bilim temelli vizyonu gençliğin yol haritası olmaya devam ediyor.
Kuzey Kıbrıs’ta, Lefke Avrupa Üniversitesi bünyesinde kurulan Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü ise bu mirası yalnızca anmakla yetinmeyip, onu güncel meseleler ışığında yeniden yorumlamayı ve gençliğin dinamizmiyle geleceğe taşımayı hedefliyor. Kulüp; Atatürk’ü bir “tarih figürü” olarak değil, çağdaşlaşma yolunda sağlam bir başlangıç zemini olarak gören bir anlayışla hareket ediyor.
Bu röportajda, kulübün kuruluş hikâyesinden vizyonuna, gençlere yüklediği sorumluluktan geleceğe dair projelerine kadar pek çok başlığı ele aldık. Atatürkçü düşüncenin bugün gençler için ne ifade ettiğini ve kampüs ortamında nasıl bir bilinç inşasına dönüştüğünü kulüp başkanının anlatımıyla dinliyoruz.
1- Kulübünüzün kuruluş hikayesinden bahseder misiniz? Atatürkçü düşünceyi yaymak için bu kulübü kurmanızın temel amacı neydi?
Bizim için Atatürk, varılması gereken bir durak değil; adımlarımızı üzerine bastığımız sağlam bir başlangıç zeminidir. Lefke Avrupa Üniversitesi’nde bu kulübü kurarken temel vizyonumuz, Atatürk’ün mirasını sadece korumak değil, o mirasın üzerine modern, müreffeh ve muasır bir gelecek inşa etmektir. Kıbrıs’ta yaktığımız bu fikir meşalesinin kıvılcımlarının, Anavatan Türkiye’de de genç yürekleri tutuşturmasını hedefledik. Biz, Atatürk gibi olmayı bir hedef değil, Atatürk gibi düşünmeyi bir yaşam biçimi haline getirmek için yola çıktık.

2- Kulüp olarak düzenlediğiniz etkinlikler arasında gençlerin fikir dünyasını ve cumhuriyet bilincini geliştiren hangi çalışmalar öne çıkıyor?
Kampüsümüzde sadece anma törenleri değil, anlamlandırma süreçleri yönetiyoruz. “Atatürk bugün yaşasaydı bizimle neyi konuşurdu?” sorusunu merkeze alarak; Kıbrıs ve Türkiye’nin güncel meselelerini, siyasi tarihimizi ve ecdadımızın bize bıraktığı ışığı panel ve seminerlerle tartışıyoruz. Amacımız, geçmişin kahramanlık hikayelerini bugünün sorunlarına çözüm üreten birer yol haritasına dönüştürmek ve öğrenci arkadaşlarımızı bu bilinçle donatmaktır.
3- Kulüp üyeleri arasında dayanışmayı ve Atatürkçü değerleri yaymayı nasıl teşvik ediyorsunuz?
Dayanışmamızı dijital dünyanın imkanlarıyla, sosyal medya üzerinden her an diri ve aktif tutuyoruz. Ancak bizim kulübümüzde dayanışma, statik bir birliktelik değildir. Üyelerimizi “fikir rekabetine” sokarak en değerli projelerin önünü açıyoruz. Tartışma etkinliklerimizde her fikir çarpışması, bizi daha doğruya ve daha moderne ulaştırıyor. En iyi projenin, en parlak fikrin kazandığı bir “akıl sofrası” kuruyoruz.

4- Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözü, bugün gençler için ne ifade ediyor?
Bu söz, bize verilmiş en onurlu ve en ağır ödevdir. Bugünün gençleri olarak bizler, şahsi menfaatlerimizin ötesine geçip, yarının gençlerine toplumsal borçlarımızı ödemiş bir ülke bırakmak zorundayız. Bizim için bu söz; vatanı sadece savunmak değil, toplumun refah seviyesini sürdürülebilir bir şekilde en tepeye taşıma sorumluluğudur. Ümidin kendisi biziz, o halde bu ümidi eyleme dökme vaktidir.
5- Sizce çağımızın gençleri Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını günlük yaşamlarına nasıl taşıyabilir?
Modern dünyada Atatürkçülük; global arenada en rasyonel politikaları savunmak, coğrafi konumumuzun ve genç nüfusumuzun gücünü bilimle birleştirmektir. Bir gencin tarihimizden aldığı özgüvenle teknoloji üretmesi, dünyayı okuması ve rasyonel düşünmesi, ilke ve inkılapları günlük hayata taşımanın en somut yoludur. Bizim görevimiz, teknolojik ve zihinsel devrimi gerçekleştirmektir.

6- Gençleri Atatürk’ün çağdaş, bilimsel ve laik bakış açısıyla yetiştirmek için sizce eğitim ve hukuk sisteminde veya toplumsal faaliyetlerde neler yapılmalı?
Eğitim sistemimizi ezberin karanlığından kurtarıp, sorgulayan ve bireysel yetenekleri cevhere dönüştüren bir yapıya kavuşturmalıyız. Hukuk konusunda ise tavrımız nettir: Hukuk, bir devletin nefes borusudur. Laiklik ilkesi ışığında tüm mekanizmalarımızı modernize etmeli ve hukuku “en elit”, en adil seviyeye taşımalıyız. Unutmamalıyız ki; hukuk sistemi bozulmuş bir ülke, ne tam egemen ne de tam bağımsız kalabilir.

7- Kulüp başkanı olarak Atatürk’ün ilkeleri ışığında sizi en çok motive eden şey nedir?
Atatürk ve silah arkadaşlarının bize bıraktığı bu devasa mirası, onların hayal bile edemeyeceği kadar ileri bir seviyeye taşıma ihtimali benim en büyük yakıtım. Onlar yoklukla başardılar, biz ise onların bıraktığı bu muazzam temel üzerinde yükseliyoruz. Bu bayrağı daha yukarı asma zorunluluğu, damarlarımdaki en büyük motivasyondur.
8- Liderlik sürecinde karşılaştığınız zorlukları Atatürkçü perspektifle nasıl aştınız?
Hukuk fakültesi öğrencisi olmamın verdiği analitik yetkinliği, insan psikolojisi üzerine yaptığım okumalarla birleştirdim. Karşıma çıkan engellerde, geçmişteki büyük liderlerin kriz anlarını referans aldım. Atatürkçü perspektif bana şunu öğretti: Lider, en karamsar tabloda bile çıkış yolunu bulan ve o yola toplumu ikna edendir. Ben de tecrübelerimi bu “kararlılık” vizyonuyla harmanlayarak çözüme odaklanıyorum.

9- Kulüp çalışmalarından aldığınız en unutulmaz deneyim veya Atatürkçü değerleri somut olarak gördüğünüz bir anı paylaşır mısınız?
Lefke’de de maalesef gençlerin üzerinde hissettiği o umutsuzluk ve hedefsizlik bulutunu görüyordum. Ancak kurduğumuz bu kulüple birlikte, çevremdeki arkadaşların gözlerindeki ışığın yeniden parladığını, “ben ne yapabilirim?” sorusunun “biz başaracağız” inancına dönüştüğünü hissetmek benim için muazzamdı. Bir gencin zihnindeki umutsuzluğu yıkmak, bir vatanı savunmak kadar değerlidir.
10- Önümüzdeki dönem için kulübünüzün Atatürkçü düşünceyi yayma hedefleri nelerdir?
En büyük hedefimiz, Kıbrıs adasındaki tüm Atatürkçü kulüpleri tek bir “fikir platformunda” buluşturmaktır. Bireysel çabaları, kolektif bir güce dönüştürmek istiyoruz. Ada genelindeki tüm yönetim ekipleriyle dirsek temasında bulunarak, toplumsal fayda sağlayacak dev projelere ve sosyal sorumluluk hareketlerine öncülük edeceğiz. Bu vizyonu, ülkemizin değerli gazetecileri ve medya kuruluşlarıyla paylaşarak sesimizi daha gür çıkaracak; Atatürkçü düşüncenin toplumun her kesimindeki meşruiyetini perçinleyeceğiz.
11- Son olarak neden gençler Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübüne katılmalı?
Çünkü biz, sadece geçmişin zaferleriyle övünen değil, o zaferlerin üzerine yeni tuğlalar koyan bir ekibiz. Yarınlara, “ben de oradaydım, ben de katkı sağladım” diyebilecek onurlu bir miras bırakmak isteyen; damarlarındaki o asil kanın sorumluluğunu hisseden her genci bu yürüyüşe davet ediyoruz. Şahsi ikballerimizin ötesinde, vatanın geleceği için birleşmek ve bu büyük hedefleri birlikte gerçeğe dönüştürmek için buradayız.
